tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Anıtkabir Müzesi’ndeki Gemi Maketi «Bandırma» Değil «Gelibolu»

2000 yılından bir gazete kupürü. Alman gemicilik uzmanı ve gemi mühendisi Bernd Langensiepen, ‘‘Anıtkabir müzesinde Bandırma adı yazan gemi maketi, aslında Gelibolu Gemisi‘nin maketi. Üstelik Türk uzmanlar da bunu biliyor ’’ iddiasını ortaya atmış.

Hürriyet, 16.03.2000 “Anıtkabir’deki maket Bandırma değil, Gelibolu” Haber: Kemal Doğan, Hamburg, DHA

Hamburg’ta yaşayan Alman gemi uzmanı Bernd Langensiepen (53), Anıtkabir’in müze bölümünde bulunan ve altında ‘Bandırma’ adı yazan gemi maketinin aslında Gelibolu Gemisi’nin maketi olduğunu ileri sürdü. Dünyaca ünlü Blohm-Voss Tersanesi‘nde gemi mühendisi olarak çalışan ve 30 yıldan beri Türkiye Deniz Kuvvetleri hakkında araştırmalar yapan Langensiepen, yanlışı Anıtkabir Müzesini ziyaret ettiğinde gördüğünü söyledi.

Türk gemileri üzerine biri İngilizce iki kitap yazan Langensiepen, Atatürk’ün Samsun’a geldiği ‘Bandırma’ şilebinin ‘Gelibolu’ gemisi gibi İskoçya yapımı olduğunu fakat aralarında önemli farklılıklar bulunduğunu kaydetti. 44,9 metre boyundaki ‘Gelibolu’nun 1867’de Glasgow’daki Blackwood & Gordon Tersanesi’nde inşa edildiğini söyleyen Langensiepen, geminin 1933’te donanmadan çıkarılarak İlhan Söker adındaki armatöre satıldığını kaydetti.

Türkler de biliyor

48,9 metre boyundaki ‘Bandırma’ ise 1878’de Paisyel’deki H. Macİntrye Tersanesi’nde üretildiğini ve 1925’te donanmadan çıkarılarak aynı kişiye satıldığını belirtti. Alman araştırmacı, ‘‘Müzedeki hata Türk gemicilik uzmanı arkadaşlarım tarafından da biliniyor. Fakat hiçbiri bunu şimdiye kadar gündeme getirmedi. Tüm benzerliğe rağmen gemi uzmanları bir bakışta Anıtkabir müzesindeki maketin Bandırma’ya ait olmadığını görebilirler’’ dedi.

Türk donanmasını anlatan kitabı var

Mükemmel Türkçe konuşan Bernd Langensiepen Halbmond und Kaiseradler (Ayyıldız ve Kayser Kartalı) adlı 271 sayfalık yeni kitabında 1. Dünya Savaşı yıllarında Türk deniz kuvvetlerinin durumu inceliyor. Alman ‘‘Breslau’’ ve ‘‘Goeben’’ gemilerinin Ağustos 1914’te Çanakkale Boğazından geçerek Yavuz ve Midilli adları altında Türk donanmasına katılmalarından 1. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar donanmada yaşanan olayları kitapta detaylı bir şekilde anlatan Langensiepen, “Türk ve Alman arşivlerinde yıllar süren çalışma sonunda henüz hiçbir yerde yayınlanmamış bilgi ve fotoğraflara ulaştım. Kitabın gemi meraklılarının büyük ilgisini çekeceğini umuyorum” şeklinde konuştu.

Not: Konuyla ilgili araştırmamız sırasında araştırmacı-akademisyen Ahmet Turan Köksal‘ın şu yazısına rastlayınca kendisi ile iletişime geçtik. Köksal, Sunay Akın’la yaşadığı tartışma nedeniyle kaleme aldığı bölümde de görüldüğü gibi birkaç Bandırma Vapuru olduğunu ortaya koyuyor ve yukarıdaki haberde geçen iddianın doğru olmadığını savunuyor. Alman uzmanın kayıtlarındaki geminin İngiliz’lerin Samsun’a rahatlıkla göndermeye izin verecekleri kadar ufak bir gemi olmadığını ve yaşanan tartışma sonrasında uzman deniz tarihçilerinin de kendisini onayladığını belirten Köksal, ilgili gemilerin künyelerine de yazısında yer vermiş. (Bugün doğru olduğunu bildiğimiz Bandırma Vapuru’nun künyesine ise şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.) Okuyucularımızın bilgisine sunarız.

Bugün Anıtkabir’de bulunan ve Anıtkabir Derneği tarafından işletilen hatıralık eşya satış mağazasının web sitesindeki Bandırma Vapuru maketi.
Samsun’da müze olarak da gezilen Bandırma Vapuru replikası. Kaynak

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın