tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Hanri Benazus Koleksiyonu, Artık Ankara Belediyesi’nde

Ülkemizde Atatürk’e ait en geniş fotoğraf arşivinin sahibi Hanri Benazus, koleksiyonunu Ankara Belediyesi’ne hediye etti.

Görsel: Hanri Benazus koleksiyonundan Atatürk fotoğrafları, İzmir Bornova’da düzenlenen bir sergiden. (Kasım 2016) Kaynak

İzmirli yazar ve iş adamı Hanri Benazus (d.1930), Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazdığı kitaplar ve binlerce fotoğraftan oluşan Atatürk fotoğrafları koleksiyonu ile tanınıyor.

Kendisini, bir zamanlar ülkemizin en büyük tavukçuluk işletmelerinden olan Yu-pi’nin kurucusu ve İzmir’in futbol efsanesi Altay Spor Kulübü‘nün unutulmaz başkanı olarak tanıyanlarınız da çıkacaktır.

Koleksiyonunu Ankara Belediyesi’ne hediye etti

Geçtiğimiz haftalarda Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, paylaştığı twit ile Hanri Bey’in Atatürk fotoğrafları koleksiyonunu belediyeye hediye ettiğini duyurdu.

10.000’in üzerinde Atatürk fotoğrafının yer aldığı koleksiyonun, Ankara’da yeni kurulacak Atatürk Fotoğrafları Müzesi’nde ve dönemsel olarak Ankara’nın çeşitli kamusal alanlarında açılacak sergiler ile değerlendirileceği belirtiliyor.

Atatürk’ün leblebilerini yürüten çocuk

Hanri Benazus’un bu koleksiyonunun ve Atatürk sevgisinin kökleri, çocukluğundaki unutulmaz bir anıya dayanıyor. Kamuoyunun kendisini “Atatürk’ün leblebilerini yürüten çocuk” olarak tanıdığı ifade edilen Hürriyet Gazetesi’nin 2012 yılı röportajında Hanri Bey, Atatürk’le buluşmasını bakın ne içten anlatmış:

Atatürk Ekim 1937 Cumartesi günü, Nazilli Basma Fabrikası’nın (Sümerbank) açılışını yaptıktan sonra Ege askeri manevralarını izlemek üzere Aydın’ın Ortaklar beldesine, ki o zamanlar 40 hanelik küçük bir köydü, geldi. Köyün incir kooperatifinde kâtiplik yapan babam da karşılama heyetindeydi. Babamın eteğine yapışıp karşılamaya gittiğim o günün yaşamımın dönüm noktası olacağını bilemezdim. Beyaz treni istasyona yanaştı. Perona çıktığında etrafını köylüler sarınca onlara hitap etmeye başladı. Tam o an babamın elinden kaçıp O’nun eline yapıştığımı hatırlıyorum. Elimi bırakmadı, alıp kompartımanına götürdü. Ortadaki masada karşısına oturttu. Rakısını, leblebisini getirtti. O, rakısını köylülerin şerefine kaldırırken ben de bir taraftan O’nu hayran hayran seyrettim, bir taraftan da tabaktaki leblebilerini bitirdim. Adımı sordu. ‘Hanri’ dedim. Bana ‘Niye Ahmet, Mehmet, Mustafa değil’ diye sormadı ve ben o gün bu nedenle Türk oldum. Sonra da kendimi asla bir azınlık olarak hissetmedim.

Bu değerli koleksiyonu oluşturduğu ve anlamlı hediyesi için kendisine minnetlerimizi iletiyor, Atatürk sevgisini daha nice insana aşılayacağı sağlıklı günler diliyoruz.

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın