tarihinde yayınlandı Yorum yapın

İstanbul’un Dolmuşları

Bir Türk icadı olan “dolmuş” sistemini, son yıllarda tartışmalar ile gündemden düşmeyen İstanbul taksicilerinin geliştirdiklerini biliyor muydunuz? Geçenlerde elimize geçen 2000 senesine ait bir kupürden, İstanbul dolmuşlarının hikâyesi…

Hürriyet İstanbul Eki, 2000 (?) “70 yıldır dolmadı!” Görsel: Vefâkâr damalı dolmuş.

1950’lerde “dolmuşsuz bir İstanbul” düşünülemezdi. En ucuz hat 25 kuruşla Sirkeci-Beyazıt arasıydı. Dolmuş, İstanbul’un gözbebeği ve ulaşımın da dinamosuydu…

İstanbul dolmuşla 1930’larda tanıştı. Dodge’lar, Chevrolet’ler, Plymouth’lar, De Soto’lar yıllarca sokakların süsü oldu; ama artık devirleri doldu

• Dolmuş taşımacılığı, Türk Hükümeti tarafından uzun yıllar kabul görmedi. 1954’e kadar kaçak çalışan dolmuşlar, 24 yıl aradan sonra İstanbul Belediyesi’nden ilk tarifelerini alıp resmen onaylandı.

Amerika’yı sarsan ekonomik buhranın etkileri İstanbul’a yansıyınca müşterilerini kaybeden taksi şoförleri, ekonomik “dolmuş yöntemi”ni geliştirdi. İlk dolmuşlar Karaköy-Taksim arasında çalıştı.

• Türkiye, dolmuşun icat edildiği ülke. Almanlar taksiyi buldu ve Avrupa ülkelerine yaydı. Türkler ise dolmuşu bulup Almanya’ya sattı. Türk buluşu dolmuş bugün, Almanya’da servis yapıyor…

Dolmuş İstanbul’da 1930 yılında doğdu. Amerika’yı sarsan ekonomik buhranın etkileri İstanbul’da da görülmeye başladığı sırada müşterilerini kaybeden taksi şöförleri yeni bir sistem geliştirdi. Aynı istikamete giden dört kişinin taksimetrenin yazdığı parayı bölüşerek ödemeleri, bu olayın başlangıcı oluyordu.

İlk dolmuşlar Karaköy-Taksim arasında çalışmaya başladı. Gelelim Türk icadı toplu taşımacılık aracı olan “dolmuş”lara… 1929 yılında Amerika’da başgösteren ekonomik buhran, Türkiye’yi de derinden etkilemiş ve İstanbul’un zengin Türk ve Musevi işadamları evlerinden işyerlerine taksi ile gidemez hale gelmişler. Siftah yapmayan o günün taksi şoförleri çareyi “dolmuş” şeklinde çalışarak bulmuşlar.

İlk dolmuşlar pırıl pırıl, bakımlı ve tertemizdi. İstanbul onlarla iftihar ediyordu.

Tramvaylar tarihe karışıyor

Bu arada taksi ve tramvayın dışında bir de dolmuşların ortaya çıkması, tramvay yetkililerini kızdırmış. Çünkü, İstanbullular artık tramvay yerine “dolmuş”u tercih etmeye başlamışlar.

Bir Türk buluşu olan “dolmuş”, 70 yıldır İstanbullular’a hizmet veriyor. Çıktığı tarihlerde yetkililer tarafından uzunca bir süre kimlik kazanamayan dolmuşlar, yıllarca belediyeden tarife alamadıkları için kaçak hizmet verdiler.

Sonunda “dolmuş”un varlığını kabul eden belediye, 1954 yılında ilk tarifesini açıklayarak “dolmuş”u resmen onayladı. Belediyenin verdiği ilk tarifeye göre, o yılın en ucuz “dolmuş” hattı 25 kuruş ile Sirkeci-Beyazıt arasıydı.

Son günlerde, taksinin icat edildiği ülke olan Almanya‘da dolmuş hizmeti başladı. Türk buluşu “dolmuş”un Almanya’da da devreye girmesi şüphesiz ilgi uyandırdı. Türk Hükümeti’nin oldukça geç onayladığı dolmuş hizmetinde Almanya hükümeti de pek olumlu bakmıyor.

“Dolmuş”un yenilenmesi de kabul edilmesi gibi geç oldu. O dönemde dolmuşlar Ford, De Soto, Fiat, Chevrolet gibi markalardan oluşuyordu. O yıllardan günümüze herşeyin değiştiği gibi, dolmuşların da modelleri değişti. Son günlerde tek tek eskiden kalan “dolmuş”lara rastlansa da , artık en çok kullanılan model 1995 yılında Otosan’ın ürettiği Ford tipi minibüslerdir. Bu minibüsler, halk tarafından oldukça beğenildi. Halk arasında benimsenen minibüs şeklindeki 9 kişilik taşıma kapasiteli yeni dolmuşlar, oldukça rahat ve konforlu…

İstanbul’daki toplu taşımacılık alternatiflerinin arasında yer alan dolmuşlar Otosan tarafından üretiliyor.

Taksimetre 1927’de geldi

Dolmuş İstanbul’da yıllarca baş tacı edildi, ulaşımda büyük boşluk doldurdu. Ama artık “ilkel bir fazlalık” olarak görülüyor; yakında tarihe karışacağa benziyor.


İstanbul’un taşıt tarihine bakacak olursak, ilk etapta akla hemen atlı arabalar ve faytonlar gelir. Kısa mesafelerde hizmet veren faytonlar, günümüzde artık sadece Adalar‘da kullanılıyor. İstanbullular’a yüz yılı aşkın hizmet eden tramvaylar ise, 1961 yılında yavaş gittikleri için trafiği aksattıkları gerekçesiyle seferden kaldırıldı, onların yerine “telle otobüs” ya da “troleybüs”ler konuldu.

Tren, tramvay, taksi, otobüs, dolmuş… Kısacası, İstanbul’da kullanılan bu toplu taşıma araçlarından hepsi bir dönemi anlatıyor. Şimdi bunlardan taksi ve dolmuş tarihine bakalım:

Taksiyi Almanlar buldu

Çağdaş anlamda taksicilik 1867 yılında Almanya’da ortaya çıktı. Hükümetin mektup ve paketlerini dağıtma işlemini üstlenen Alman Thurn und Taxis adlı aile şirketi bu işi otomobillerle gerçekleştiriyordu. Şirket, daha sonra işi ilerletip, insanları da taşımaya başladı. İnsanları para karşılığı bir yerden başka bir yere götürme işlevini yapan bu otomobillere o ailenin ismi verilerek “taxi” denildi.

Benzin yerine LPG

1950’li yıllarda taksicilik o kadar gelişti ki; ünlü Fiat fabrikası sadece bu iş için tarihi Fiat 600 Multipla modelini üretti. Sonuçta, bugün dünyanın her yeri, insanları bir yerden bir başka yere götürmek isteyen taksilerle dolu… Amerika, Meksika gibi dünyanın bir çok ülkesinde sarı renkte olan taksiler, ülkemizde de aynı renkte hizmet vermektedir. Ülkemizde taksiler genellikle yerli otomobil markası olduğu halde, değişik markalarda hizmet verenlere de rastlanıyor.

Taksimetre iki kez uygulandı

İstanbul’da taksilere ilk taksimetreler 1927 yılında konuldu. Dönemin Belediye Başkanı, taksi müşterilerinin fazla ücret konusundaki sürekli şikayetleri üzerine ilk taksimetreleri Paris’ten getirtti ve tüm taksilere bu aletin takılmasını zorunlu kıldı. Bu taksimetreler, şimdiki arabalarda olduğu gibi içinde değil, dışında takılıydı.

Bir süre sonra, taksimetre ile işleyen yönteme son verildi ve yerini müşteri ile taksi şoförü arasında yapılan pazarlıklar aldı. Fiyat konusunda sürekli tartışmalar yaşanıyor ve kavgalara varan olaylar çıkıyordu. Bu duruma 1982 yılında taksimetrelerin yeniden işlemeye başlaması ile son verildi. İkinci kez uygulamaya geçilen taksimetreler, araçların dışına değil, içine takıldı. Bugün İstanbul’da taksimetreler 300 bin liradan açılış yapıyor.

Şoförlük zor meslek

1930’lu yıllarda evli olmayanlar ve 25 yaşından küçük olanlar şoförlük yapamazdı. Evet; o yıllar ülkemizde bu tip kurallar uygulanıyordu. Geleneklerine düşkün İngilizler de ise şoförlük üç yıl gibi uzun bir eğitim sürecine dayanıyor. İngiltere’deki taksi şoförü, her sokağı tek tek bilmek zorunda. Aksi takdirde şoförlük sınavını veremiyor. Güçlükle sınavı geçen Londra’nın taksi şoförleri, dünyada en çok kazanan taksicilerin başında geliyor.

Türkiye’de özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde taksi şoförü olanlar, mesleklerini gece-gündüz demeden her türlü riske karşı sürdürüyorlar. Bugün İstanbul’daki taksi şoförlerinin en büyük problemleri, sabit bir durak noktalarının olmaması. Taksi şoförleri, en çok bu sorundan şikayetçi. Çünkü, müşteri bulmak için bütün gün İstanbul sokaklarında dolaşmak zorunda kalıyorlar. (ABC Ajansı)

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın