tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Koleksiyon Sevgisi-4 Posta Pulları ve Pul Koleksiyonculuğu

Pul Koleksiyonculuğu

“Gerçek bir filâtelist olabilmek, bu işin inceliklerini iyi öğrenmeye, uzun yıllar pul üzerine geniş ve ciddi araştırmalar yapma­ya bağlıdır.” Pul koleksiyonculuğu ve tarihi hakkında merak ettikleriniz bu yazımızda.

İdealist bir Cumhuriyet öğretmeni olan Muzaffer Z. Yıldırımtel‘in 1958-59 yıllarında yazdığı denemelerinden derlenerek 1987 yılında İnkilâp Kitabevi tarafından yayımlanan “Koleksiyon Sevgisi” kitapçığından çeşitli bölümler aktaracağımız bu yazı dizisini keyifle okumanızı dileriz. (Fotoğraf ve çizimler: Semra – Hasan Kurbanoğlu)

Posta pulu ve filâteli

Devletlerin posta idarelerince çıkarılan, renkli ve resimli küçük eti­ketlere posta pulu diyoruz. Arka yüzleri zamklı ve kenarları genellikle dantelli oluyor.

Pullar, belirli tirajda seriler halinde ve bir kereye özgü hazırlanıp yayımlanır. Geçerlik sürelerince para yerine işlem görebilmeleri, olum­lu özelliklerinden biridir. Uygarlığın oldukça yeni buluşlarından sayılan posta pulları, filâtelik kaynaklarda belirtildiğine göre, ilk defa Rowland Hill adında bir İngiliz tarafından düşünülmüş ve 19. yy. ortalarından beri kullanılır olmuştur.

Filâteli sözcüğü ise, aslında vergiden muaf eşyalar toplamayı sev­mek anlamına geliyor. 1865 yılında Harpin adlı bir Fransız’ın ortaya attığı bu sözcük, şimdileri yalnızca pul koleksiyoncularınca benimsen­miş ve pul bilim, pul sevgisi, pul dostu karşılığında kullanılır olmuş­tur. Pul koleksiyoncularına da filâtelist denmektedir.

Ne var ki, gerçek bir filâtelist olabilmek, bu işin inceliklerini iyi öğrenmeye, uzun yıllar pul üzerine geniş ve ciddi araştırmalar yapma­ya bağlıdır.

Pul koleksiyonculuğunun doğuşu ve yayılışı

Pul ticareti, sergiler, müzayede ve kulüp etkinliklerine bakılınca, çağımızda en yaygın toplama merakının posta pulları üzerinde gelişmiş bulunduğu söylenebiliyor.

Yüzyılımızın başlarından beri pul yayını hızla çoğalmaktadır. Çıkarılmakta olan pulların günlük dünya ortalaması 8 seriyi bulmaktadır. Özellikle yeni makineler sayesinde nefis pul baskıları yapılabilmekte, pullar, çok beğenilen ince sanat ürünleri arasına katılmış bulunmakta­dır. Öte yandan, pul denilen bu sevinin etiketin devlet eliyle hazırlanıp geçerliğe sunulması da, bu yaygınlığın nedenleri arasında önemli role sahiptir.

Denilebilir ki, pulların en alımlı tarafı renkleridir. Pul baskılarında, uluslararası standartlara göre başlıca 31 değişik renk tonu kulla­nılmaktadır. Bununla beraber, pulların asıl değeri, üzerlerindeki resim ve grafik güzellikleriyle, bunların kompozisyon tarzında belirir. Dün­ya ülkeleri kültür, sanat ve örflerini, kalkınma çabalarını, doğal ve anıtsal güzelliklerini, tarihî olay ve kişilerini tanıtma yolunda pul denilen bu küçük araçtan yararlanmaktadırlar. Böylece pul serileri ilginç bil­gi ve kültür kaynakları durumuna gelmişlerdir.

Nitekim D. D. Eisenhower bir konuşmasında, pulu güzel sanat­ların ve bilimlerin resimli tarihi şeklinde nitelemiş ve insanlığın, ev­rimini pul üzerinde tanımladığını belirtmişti.

Pul Koleksiyonculuğu
Pul koleksiyonculuğu

Posta pulları, bu nitelikleriyle gönülleri fethederek, sahip olabil­me duygularımızı kamçılamakta gecikmemiş ve pul toplama işi günü­müzde pek hoşlanılan bir uğraş olarak tüm dünyayı sarmıştır. Yüz milyon kadar meraklının pul toplayıcısı olduğu sanılıyor. Bunun yarısı Avrupa ülkelerinde yayılmış bulunmaktadır.

Eski Başkanlardan F. D. Roosevelt, Alphonse XIII., Romanya kral­larından Carol, Mısır krallarından Fuad I. ve Faruk I., Philippe Ferrari, F. C. Cromvel ünlü pul koleksiyoncuları idiler. Georges V.’den itibaren düzenlenmeye başlanan «İngiltere Kraliyet Pul Koleksiyonları»nın şimdi dört yüze yakın büyük albüm doldurduğu söylenir.

Pulların dünya pazarlarında gördüğü yüksek ilgi karşısında, devlet­ler, tirajı fazla ve daha güzel pullar basmada âdeta yarışıyorlar. Hattâ Andorra, Monaco, San Marino ve Liechtenstein gibi minik Avrupa dev­letleri, sık sık gayet nefis pul baskıları yaparak, bütçelerinin yarı geli­rini bu yoldan sağlamaktadırlar. Özellikle Liechtenstein Prensliği’nin pulları her yerde rağbet görmektedir. Koleksiyoncular, bu rağbetin ne­denini grafik yönünden çok güzel, emisyon bakımından da iyi bir dü­zenle kombine edilmiş olmasına bağlıyorlar.

Başlangıçta, koleksiyoncular, yayımlanan tekmil dünya pullarını toplayabilmeyi amaçlamakta idiler. O dönemde bir pulun değeri, sadece az basılmış oluşu ya da nadir bulunuşu ve ilerde daha yüksek kıymet kazanma olasılığı ile ölçülüyordu.

Günümüzde, değil dünya pullarını, bir ülkenin çıkardığı tüm pul se­rilerini toplayabilmek bile oldukça güçleşmiştir. Bu yüzden, pulculuk alanında toplama çerçevesini daraltmak gereği duyulmaya başlanmış, böylece pulculukta bir takım koleksiyon tipleri ve küçük konular or­taya çıkmıştır.

Pul koleksiyonları bugün başlıca 9 tip üzerine yapılmaktadır:

  1. Blok koleksiyonu
  2. Dandelsiz pullar koleksiyonu
  3. Erörlü pullar koleksiyonu
  4. İlkgün zarfları koleksiyonu
  5. Ülke koleksiyonu
  6. Anı pulları koleksiyonu
  7. Tematik pullar koleksiyonu
  8. Çeşit koleksiyonu
  9. Damgalı pullar koleksiyonu

Koleksiyonculuğa yeni başlayacak olanların, pulla tanışma ve onlar­la dost olma devresi geçirmeleri bakımından, önce damgalı çeşit pul­lar toplamalarında yarar görülmektedir.

Damgasız pul koleksiyonculuğuna karar verilince de ülke koleksi­yonu, anı pulları, tematik pullar ya da çeşit pullar tiplerinden birinin seçilmesi uygundur.

Tematik pullar koleksiyonu son yıllarda özellikle revaçtadır. Tema­tik pul sözü, «konulu pul», «bir konu üzerine» anlamında kullanılmak­tadır. Örneğin: spor, hayvanlar, çiçekler, kuşlar, böcekler, sanat, uzay, ünlü kişiler, müzik, tiyatro, uçaklar, gemiler, demir yolları, izcilik, tıp, din, pul üzerine pul, Noel, ünlü tablolar, deniz hayatı, turizm ve Birleş­miş Milletler, günümüzde işlenen başlıca temaları teşkil etmekte ve koleksiyoncu, sevdiği bir tema üzerine çıkarılmış pul serilerini topla­ma ve düzenleme ile yetinmektedir.

Pulculuk önderlerimizden Kâmuran Günseli «Osmanlı İmparatorlu­ğu ve Cumhuriyet dönemlerinde çıkarılmış pulların içinde öyle emisyon­lar vardır ki, bunların her biri başlıbaşma güzel birer koleksiyon oluş­turmaya yeterlidir. Hem de büyük bir parasal sorunla karşılaşmadan» diyor ve öğütlerine şunları ekliyor: «Koleksiyoncunun belli bir amacı, fikri olması gereklidir. Pul sergilerinde filâtelik parçalara, mizanpaja, genel görünüşe, koleksiyonun gelişme derecesine ve özellikle filâtelik bilgiye not verilir. Jürilere, bu kıstaslara göre kullanacağı en yüksek puan, filâtelik bilgiler için tanınmıştır.»

Gerçekten, öteki koleksiyon konularında olduğu gibi, pulculukta da gelişigüzel toplamalara yer yoktur.

Elimizdeki pulların, rastgele yerlerde saklanmaları halinde kısa zamanda değerden düşecekleri bilinmektedir. Albüm kullanmak bu sa­kıncayı ortadan kaldıracaktır. Pullar albümler içinde örselenmekten ko­runmuş olurlar. Piyasada her vakit için çeşitli büyüklükte pul albümleri bulunabilmektedir. Pulun elle tutulması bozulmalarına yol açacağından, koleksiyoncular bu iş için pul maşası kullanmaya özen gösterirler. Pul­lardaki küçük motifleri, resim ve yazıları rahatça görebilmek için büyü­teç dediğimiz araca gerek vardır.

Pulculuk araçlarından biri de Adontometre’dir. Bunlar dantel öl­çüsünde kullanılan uluslararası standart cetvellerdir. Pulları düz al­büm sayfalarına ya da levhalara tutturmak için yararlanılan, saydam ve zamklı küçük şeritlere şarniyer deniyor. Bunu, koleksiyonlarını ta­mamlayan ve sınıflamadaki pul yerlerini sabitleştirenler kullanıyorlar. Yeni başlayanlara salık verilmez.

Her ülkede ve pul kurumları eliyle düzenlenen pul katalogları par­ça sayıları, damgalı – damgasız değerleri, sürüm devresi ve diğer bilgi­lerden haberdar edilmektedir.

Pulların kenarlarındaki tırtıllara dantel deniyor. Koleksiyona alı­nacak pulların dantelleri tam ve sağlam olmalıdır. Bir pulun niteliğini saptarken «dantel sayısı» da belirtilir. Pulun 2 cm. lik kısmında bulunan dantel yivlerinin sayısı dantel sayısını gösterir ki, bu ölçüm Adondometre ile yapılır.

Posta idarelerince, her seri pulun yayınlanışında geçerlik süresi belli edilmiştir. Geçerliliğin bitiminde, idare elinde henüz kullanılma­mış çok sayıda pul kalırsa, bunlar ya yok edilir ya da üzerlerine yeni bir baskı yapmak suretiyle bir zaman daha kullanılmaları sağlanmış olur. Pul üzerine ikinci bir baskı yaparak, onun değerini ya da aslını değiştirme işlemine sürsaj; değişikliğe uğratılan pula da sürsajlı pul denir.

Posta pullarının renklerini ayırt etmenin güçlüğünü ortadan kaldır­mak üzere renk rehberleri hazırlanmıştır. Koleksiyoncunun elinde bu rehberlerden bir tane bulunmalıdır.

«Damgasız pul» toplayanların, her çıkan «seri»yi ilk elden ve ko­layca temin edebilmeleri için posta idarelerine abone kaydolmalarında yarar vardır.

Filâteli etkinlikleri

Pulu sevdirmek, pul koleksiyonculuğunu ve pula ait bilgileri yay­mak, eskiyen pullara değer biçmek, pul sergileri ve yarışmaları düzenle­mek, mübadele imkânları hazırlamak ve böylece koleksiyoncuları bir araya getirmek gibi amaçlarla, her ülkede kulüpler ve dernekler kurulmuştur. Bunlara Filâtelist Kulüpleri ve Filâteli Demekleri adı veriliyor.

Bu pul yuvaları birleşerek «federasyonlar» oluşturmuşlar, dayanışma­larını daha da pekiştirmişlerdir. Örneğin A.B.D.’nde onbeşbin kadar fi­lâtelist kulübü ve yaklaşık yirmibin kadar da pul ticareti ile uğraşan kuruluş bulunduğu bilinmektedir.

Pul ve pulculuk üstüne, dünyanın beş kıt’asında son derece bol ya­yın yapılmaktadır. Yalnızca A.B.D.’nde 40’ı aşkın pulculuk dergisi çı­karıldığını belirtmek, bu uğraşın yoğunluğunu göstermesi yönünden ye­ter sanırız. Kuşkusuz en yetkin pul dergisi STAMPS’dır.

Pulculuk yayın hayatı, Avrupa’da özellikle Almanya, İngiltere ve Fransa’da çok gelişmiştir.

Uygulanan ilgi çekici ve yararlı etkinliklerden en önemlisi, hemen her yıl muhtelif kentlerde düzenlenmekte olan ulusal ve uluslararası ka­rakterdeki pul sergileri ve yarışmaları’dır. Bu sergilerin özendirici oldu­ğu kadar, bilgi ve görgü arttırıcı rolleri de vardır. Her sergi, düzenlen­diği ülke ya da kente ve yılına göre adlandırılmaktadır. Örneğin ESPANA-75, BALKANFİLA-V, THEMABELGA-75, ITALIA-76, HAFNIA-76, INTERPHIL-76, SAMSUN-76, ANKARA-79, NORWAY-80, LONDON-80 v.b.

Görülüyor ki, filâtelistler kendilerine bir yandan ulusal ve diğer yandan uluslararası geniş ve etkin bir çevre yaratmayı başarmış bulu­nuyorlar.

«Koleksiyoncunun belli bir amacı, fikri olması gereklidir. Pul sergilerinde filâtelik parçalara, mizanpaja, genel görünüşe, koleksiyonun gelişme derecesine ve özellikle filâtelik bilgiye not verilir. Jürilere, bu kıstaslara göre kullanacağı en yüksek puan, filâtelik bilgiler için tanınmıştır.»

Bizde, posta pulunun ilk kullanılmaya başlaması 1868 yılında ol­muştur. Ama Türkler arasında pul toplama sevgisinin asıl yayılışı 1940’lı yıllardan itibarendir. T.F.D.F. Başkanı ve filâteli otoritemiz Tevfik Kuyaş’ın ifade ettiğine göre, yurdumuzda, pul toplayanların sayısı bu­gün bir milyon dolayındadır.

Türk pulculuğunun başlıca merkezi İstanbul’dur. İstanbul, bir­çok pul mağazaları ve büyük pul tüccarlarıyla birlikte, filâtelik yayın­lar ve sıksık düzenlenen toplantı, müzayede, sergi ve yarışma gibi etkin­likleriyle canlı bir görünüşe sahiptir. Bu kentimiz, aynı zamanda dün­yanın sayılı filâteli yuvalarından biridir.

Pul ticaretinin son yıllarda Ankara ve İzmir’de de yoğunluk kazan­dığı müşahede edilmekte; gençlerimizi pul koleksiyonculuğuna özen­dirme çabasının Anadolu’nun küçük vitrinlerine kadar yayılmış bulun­duğu izlenmektedir.

Türkiye’de pul severleri biraraya getiren 30’u aşkın kulüp ve der­nek kurulmuştur. Bunların bir kısmı İstanbul’dadır. 1948 yılı başla­rında kurulan İstanbul Filâtelist Kulübü (Î.F.K.), Türkiye pulculuk ku­lüpleri içinde en eskisidir. Günümüzdeki dernekler Türkiye Filâteli Der­nekleri Federasyonu (T.F.D.F.) bünyesinde toplanmışlardır.

1951 yılından itibaren İstanbul, İzmir ve Ankara’da yayın hayatımı­za giren başlıca 7 filâteli dergisi, Türk pulculuğunun yayılma ve geliş­mesinde önemli roller oynamışlardır. İstanbul’da, Federasyonun yayın organı Türk Pulculuğu ile, Ankara’da çıkarılan Yeni Koleksiyon adlı dergiler bu hizmeti ciddiyetle sürdürmektedirler. Ayrıca bazı gazeteleri­miz zaman zaman «pul ve pulculuk» üzerine okuyucularına bilgi ve ha­berler sunmaktadır. Hattâ, bir ara Türkiye Radyoları da programların­da filâteliye yer vermişti.

Öte yandan, Türk Pullan Mübadele Kulübü (T.P.M.K.) pul topla­yıcılarına kolay ve emin «değişme» olanakları sağlamakta; uzman filâtelistlerimiz, meraklı gençlerimizin yönlendirilmesi ve bilgi soksanlarının giderilmesi hususunda yardım görevlerini sevgi ile benimsemiş bulunmaktadırlar.

Yurdumuzda ilk pul sergisi, 4 Temmuz 1951 tarihinde ve İstan­bul Spor ve Sergi Sarayı’nda düzenlenmişti. Sergiyi, o günlerde 800.000 dolayında kişinin engin bir beğeni ve coşku içinde gezmiş bulunuşu; da­ha sonraki zamanlarda, Anadolu’nun muhtelif kentlerinde açılan sergi­lerin de aynı duygularla izlenişi; pul sergilerinin, sanat ve kültür haya­tımızda ne denli değer taşıyan bir «hareket» olduğunu ortaya koy­maktadır.

Türk filâtelistleri, yıllardan beri uluslararası sergi ve yarışmalara ilginç etüdlerle, muntazaman kakılmakta, yüksek düzeyde başarılar elde etmektedirler.

Bütün bu olaylar, Türk pulculuğu için daha büyük mutlulukların habercisi sayılır.

Yazı dizisi

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın