tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Necip Celal Andel ve «Kemancının Sandığı»

Araştırmacı Tekin Deniz; unutulmaz tangoların bestecisi Necip Celal Andel‘e ait evrakın yer aldığı bir sandık dolusu mektup, fotoğraf ve notanın keşif hikâyesini anlatıyor.

Koleksiyon meraklıları bilir. Herkesin farklı ölçekte de olsa, o bitmez arayışta bir iki paha biçilmez keşif hikâyesi vardır. İşte o hikâyelerden birini, birkaç ay önce Türk Tiyatrosu’nda «Kavuk» Tartışması yazısında kendisine yer verdiğimiz araştırmacı Tekin Deniz aşağıdaki twit dizisi ile paylaşınca öğrenme fırsatımız oldu.

Hikâyenin devamını merak edenler için burada da aktaralım: Eline geçen evrakın şaşkınlığı içinde özenle yazılmış birçok nota sayfası bulan ve bunlara hayran kalan Tekin Deniz’in aklına bir anda Cihat Aşkın‘a haber vermek geliyor. Kendi tabiri ile “memlekette keman işi konusunda bir otorite” olan Aşkın’a notalardan birkaç örnek alıp götürüyor.

Cihat hoca notaları görünce çok heyecanlandı.
– Tekin Bey, bunların devamı var mı? dedi.
– Bir sandık, dedim. Gözlerinin içi parıldadı.
– Gidelim hemen, dedi. Gittik.

Deniz, o anda bir hazine bulduğunu anlıyor. Cihat Aşkın notaları mırıldanmaya başlıyor ve nefis ezgiler bir bir ortaya çıkıyor. Dahası, Seyyan Hanım‘a ait eşsiz fotoğraflar ve sahipsiz mektupların içindeki tarihi vesika niteliğindeki bilgiler…

Cihat Aşkın, bir süre sonra notaların Necip Celal‘a ait olduğunu söylüyor ve kendisini tanımayan Tekin Deniz’e o ünlü şarkıyı mırıldanıyor:

“Sevdim bir genç kadını
Ansam onun adını
Her şey beni ona bağlar
Kalbim durmadan ağlar”

Çok değerli bir şeyler bulduğuna tekrar ikna olan Deniz, Cihat Aşkın’ı da yanına alıp Sultanahmet’teki evin yolunu tutuyor. Evrakı çöpe atmaya hazırlanan ev sahibi ile bir şekilde anlaşarak bütün evrakı taksiye yüklüyorlar. Cihat Aşkın da sevinçten havalara uçmuş durumda.

– Kim bu? (dedi Cihat hoca.)
– Bilmem ki hocam.
– Yahya Kemal
– Nasıl Yahya Kemal hocam bu?
– Gençliği, Paris yılları.
– Necip Celal’de ne işi var?
– E soyadı
– Soyadı mı?

Yahya Kemal

Cihat Aşkın, Necip Celal’in soyadının (“and içen kişi” anlamına gelen) Andel olduğunu, bu soyadını ona verenin Yahya Kemal olduğunu belirtiyor.

– Vay be! Peki şu kadın kim?
– Ha o mu, meşhur Seyyan Hanım. Seyyan Oskay.
– Ben tanıyamadım. Çıkaramadım adını.
– Necip Celal’in şarkısını söylüyor.

Seyyan Hanım

“Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır”

Güfte: Necdet Rüştü. Beste: Necip Celal Andel

İkili Cihat Aşkın’ın evine gidiyorlar ve evrakları büyükçe bir masanın üzerinde incelemeye koyuluyorlar. Tekin Deniz’in eline bir haber geçiyor:

Ünlü Alman sinema artisti Evelyn Holt, Necip Celal’in meşhur “Mazi” şarkısını okumuş. Nerede? Kadıköy Hale Sineması’nda!

Evelyn Holt karpostal (Editör: Ross Verlag)

Tekin Deniz, eline geçen bir başka notta Necip Celal’in bu gazete haberinin hikâyesini anlattığını aktarıyor. Evelyn Holt gibi dünyaca ünlü bir starın Türkiye’ye gelerek onun tangosunu söylemiş olduğuna inanmayan Necip Celal, haberde şöyle diyor:

“Çok hoşuma giden bu Alman artisti ne münasebetle ülkemize gelsin de benim tangomu okusun”

Habere inanmamakta ısrar eden Necip Cela, bir arkadaşının gazeteyi kendisine göstermesiyle haberin doğru olduğunu anlıyor. Necip Celal, o sırada Beyoğlu’ndaki meşhur Tokatlıyan’da kalan Evelyn Holt’a telefon edip teşekkür ediyor. Evelyn Holt ise kendisini uzun süredir aradığını, muhakkak görüşmek istediğini söylüyor.

Hikâyenin devamını Tekin Deniz’in heyecanlı anlatımından okuyalım:

Necip Celal Andel de tıpkı Rodrigo gibi âmâ… Evelyn Holt, Andel’in gözlerinin iyileşmesi için temennilerde bulunuyor ve Hale Sineması’ndaki konsere davet ediyor.

Evelyn Holt, sahneye adınını atar atmaz salon yıkılıyor alkıştan. Hınca hınç dolu o gece Hale Sineması.

Vaktiyle Londra’da duvarlara:
“Clapton is God” yazarlarmış. Evelyn Holt da o gece öyle alkışlanıyor.

Sırasıyla; Fransızca, İtalyanca, Almanca şarkılar söylüyor ve nihayet sıra Türkçe şarkıya, yani Necip Celal’in Mazi’sine geliyor.

İşte o an Evelin Hold’un jesti geliyor…

Elini kaldırıp Necip Celali işaret ediyor Evelyn Holt ve

“Mazi, Necip Celal” diyor.

“Ne göğsünde uyuttu beni
Ne buseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni” diyor!

Şarkıyı o gece 4 defa söyletiyorlar Evelyn Holt’a. Ortalık alkış kıyamet..

Şarkı bitince kulise gidiyor Necip Celal. Evelyn Holt’a bir kere daha teşekkür ediyor ve ellerinden nazikçe öpüyor.

Fakat Evelyn Holt sahiden hayran olmuş Necip Celal’e. O şiveli konuşmasıyla:

“Ne harika tangolar bunlar Necip Bey”, diyor.

Velhasılıkelâm iyi dost oluyorlar…

Ertesi gece için randevulaşıyorlar. Nerede? Suadiye Plaj Gazinosu’nda.

Günlüğüne yazdığı notta Necip Celal o geceyi şöyle anlatmış:

“Suadiye plajı bana bu akşam her zamankinden daha güzel geliyor. Mehtap denizin üzerine vurmuş, etraf sessiz, konuşmadan geceyi dinliyoruz.

Oldukça kalabalığız, kıymetli artistimiz Feriha Tevfik, ağabeyim, Yusuf Kenan, Holywood muhabiri Turan Aziz ve daha bir çok sevdiğim arkadaşlarım…

Şimdi ellerimde akordeon, parmaklarım tuşların üzerinde, içinden kopup gelen bütün duygularımı söylüyor…

Kendimden geçmiş bir halde mütemadiyen çalıyorum. O da etrafın isteği üzerine Mazi’yi söyledi. Bu kadar duyarak çaldığımı hatırlamıyorum. Benden bizzat keman çalmamı istedi.

Schuman’ın Akşam şarkısı, Fibich Poem ve onun çok sevdiği Toselli serenad…

Kemandan yükselen sesler yavaş yavaş sönerken, mehtap da artık kayboluyordu.

Gazino tamamiyle bizim için kapatılmıştı. Onunla tadına doyulmaz, rüya gibi bir dans ettik, eğlendik.

Dans ederken bana:

‘Mazi’yi hiç unutmayacağım, dudaklarımdana hiç eksik etmeyeceğim’ dedi.

Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. İçimden coşup gelen bir takım sesler var. Kafamın içinde mütemadiyen dolaşıyor, fakat bir türlü toparlayamıyorum. İsteği üzerine akordiyonu elime alarak, ‘Ayrılık’ı çaldım. Yanıma yaklaştı, dans eder gibiydik yine ama ele ele tutuşmuyorduk.

İşte o anda bana, üzerine çok samimi sözler yazılmış bir fotoğrafını verdi ve sonra tekrar dans etmeye başladık. Ona bir cesaret: ‘Ne olur bu gece hiç bitmese’ dedim. Ben bu sözleri söylerken, plajın saati 3’ü çalıyordu. Sabah gidecekti. ‘Beni unutma” dedim. ‘Sen de’ dedi.

O akşam ağabeyimin Erenköy’ündeki köşkünde kalacaktım. Yayan yürümeyi tercih ederek sessizce eve geldim. Zihnim hep onunla meşgul.. O melodiyle meşgul. Öylece pencerenin kenarına oturdum. Dışarıda yaz böcekleri, kurbağalar ve sık çalılar arasında duyulan bir tek bülbül sesi..

Ortalık hafifçe aydınlanır gibi oldu. Gayri iradi piyanoya doğru yürüdüm. Başımda inanılmaz bir ağrı. Hemen oturup en sessiz pedala basarak içimden gelen sesleri yavaş yavaş çalmaya başladım. Çünkü başka türlü olmayacaktı. Mümkünü yoktu. O gece yazdığım beste ise şöyleydi…

“Sevdim bir genç kadını
Ansam onun adını
Her şey beni ona bağlar
Kalbim durmadan ağlar

Kemanımla ona bir ses verebilseydim eğer
Bu sesimle ona ersem bana dünyaya değer
Ne yazıkki deniz engin şu ufuklar ölgün
Bin elemle doluyor her yeni gün…”

“Necip Celal, yazmamış: Yaşamış!” diyor Tekin Deniz. Ne kadar da doğru! Hikâye sürüyor.

1955 yılı… Türkiye’nin ilk tango bestekârı Necip Celal Andel. (Tekin Deniz arşivi)

Biz Cihat hoca ile evrakları toplarken, eşi Nisan Hanım geldi. Ortada bir koli ve bizi harıl harıl çalışırken görünce şaşırdı:

– Hayrola Cihat, bunlar nedir? dedi.
– Görmen lazım. Çok şaşıracaksın.

Nisan Hanım görünce pek şaşırdı:
– Dayım, dedi.

Ben konudan uzağım tabii…“Arkadaş” dedim içimden, “Konu nereden nereye geldi.” Elbette cehaletime de ayrıca yandım.

Bütün o evraklar Cihat Hoca’kaldı. Uzun yıllar o notolarla uğraştı durdu. Derledi, topladı, düzeltti. Nihayet o gün bulduğumuz eserleri bir albüm haline getirmiş. Sahiden çok sevindim buna.

Var olsun, benim için albümünü ithaflı bir şekilde imzalamış Cihat Aşkın.

Daha böyle pek çok hikâye vardı o günlüklerin içinde. Pek çok şarkının yazılış serüveni vardı. Tango da ne güzel bir icat be kardeşim. Yüreğini şenlendiriyor insanın.

Cihat Aşkın’ın Tekin Deniz’e imzaladığı albüm.

Evelyn Hanım’la Necip Celal’in yazışmaları, dönemin kupürleri ve daha fazlası için Tekin Deniz’in twit dizisine göz atabilirsiniz.

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın