tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Pul Tarihinde Kadının Görünümü

Son yıllarda kadın konusunda araştırmalar yapan ve yine bu temaya özel bir pul koleksiyonu geliştiren müşterimiz Suzan Bayazıt’ın, koleksiyonunun temellerini dayandırdığı ve kamusal bir alan olarak kabul edilen pullardaki “kadın temsilini” aktardığı yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Görsel: Google’ın, dünyanın ilk pulu olan Penny Black’in 2015 senesindeki 175. yıldönümü için yaptığı doodle çalışması. Kaynak

Babası bir antikacı olan ve koleksiyon konusunun önemine değinen büyük felsefeci-yazar Walter Benjamin, Pasajlar adlı yapıtında ilk defa gerçeküstücülük kavramını ortaya atmıştır. Benjamin; tarihin daha önce gözlem yapılmamış, küçümsenmiş alanlarına inmek ve kendisinden önce kimselerin görmediğini ortaya çıkarmak istiyordu. Bundan hareketle biz de, Osmanlı ve Anadolu coğrafyasını içine alan bölgede, kadın konusunda pek bilinmeyenler ve yazılmayanlarla karşılaşırız.

Pullar, posta kartları ve diğer benzer efemera ürünleri, aslında üretildikleri devrin resmi görüşlerini, renklerini, sembollerini ve ütopyalarını mitolojik anlamda aktaran, üstünde döneminin çizim-baskı tekniklerini içeren, kitlesel ve yeniden üretilebilir sanat eserleridir. Bu ürünlerin, basıldıkları yıllardaki satış fiyatından bağımsız bir pazar değeri olduğundan, iktisat tarihçileri için de kuşkusuz önemli belgelerdir.

Geçmişin kamusal alanı: Pullar

Pul tarihi, geçmişin kamusal alanını birebir yansıtması bakımından da büyük önem taşır. Dolayısıyla bu tarih içinde kadının görünümünü toplumsal cinsiyet eşitliği açısından geriye doğru düşünerek inceleyebiliriz.

Bir kadının tüm öznelliği ile öne çıktığı dünyadaki ilk kamu iletişim aracı da puldur.  Aşağıda görselde, üstünde Kraliçe Victoria’nın yer aldığı ve 1 Mayıs 1840 tarihinde tedavüle çıkan dünyanın ilk pulunu görüyorsunuz.

Dünyanın ilk pulu “Penny Black”

Royal Mail, kraliyet ailesi ya da soyundan gelenler dışında öznel olarak herhangi bir kişi ya da eserin pulunu 1965 yılına kadar basmamıştır. Bu yaklaşım o yıl Sir. Winston Churchill için bozulmuş ve İngiliz posta tarihinde ilk öznel erkek görünümü karşımıza çıkmıştır.

1965 Sir Winston Churchill pulları

Bunun ardından yine 1965’te Joseph Lister, 1966’da ise Robert Burns’ün yer aldığı pullar tedavüle çıkmıştır. Ancak yanlarında Kraliçe Elizabeth’in fotoğrafının yer alması bir anlamda öznelliği bozmuş, otoritenin hâlâ kraliçede olduğu vurgulanmıştır.

Bu bağlamda, ülke posta birliklerinin pul tasarımlarını yaparken benzer politik rüzgarlardan etkilendiklerini de söyleyebiliriz. Osmanlı’da 1863 yılında ilk pulun bugünkü haliyle çıktığını varsayarsak, aşağı yukarı İngiltere ile aynı politika güdülmüştür: Bu pullarda genelde otoriteyi sembolize eden tuğra resimleri yer almıştır. Ancak resmi olarak tedavüle çıkan ilk öznel görünümlü pul, 1913 yılında üstünde Sultan V. Mehmet Reşat’ın yer aldığı pul olmuştur.

Sultan V. Mehmet Reşat pulu

İlk öznel Türk kadını görünümlü pul ise 1956’de Anneler Günü vesilesiyle tedavüle çıkan Zübeyde Hanım puludur. 1956 yılına kadar on iki öznel erkeğin yer aldığı pul basılmış, araştırmamıza göre aynı erkek/kadının yer aldığı sadece 1 adet pul tedavüle çıkmıştır.

Zübeyde Hanım Pulu

Suzan Bayazıt Hakkında

Sürdürebilirlik konusunda strateji danışmanlığı yapan Bayazıt, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Lisans eğitiminden sonra Cincinnati Üniversitesi’nde M.A Uluslararası Ekonomi derecesi aldı. Bank of Boston, Boston’da finansal uzmanlık konusunda meslek hayatına başladı. Kariyerine çeşitli banka ve şirketlerde devam eden  Bayazıt, daha sonra kendi danışmanlık şirketinde finansal ve fizibilite konularında danışmanlık yaptı. 20 senedir Toplum Gönüllüleri, Açık Açık gibi kuruluşların kurucu üyeliği, mütevelli üyeliği, YK üyeliği ve Eş-başkanlık yapmıştır. Bin Yaprak ve Korteks Akademi gibi sosyal girişim şirketlerinin strateji danışmanıdır.

Koleksiyonerliğe küçük yaşta -eski bir koleksiyoner Balkan Fila ödüllü (Dünya’da pulu çıkan ve ilaç yapılan tüm bitkiler) Prof. Teoman Onat sayesinde- başlamıştır. Bir şekilde çocukluk koleksiyonunu bırakıp, babasının vefatından sonra pandemide daha çok şekillendirdiği “kadın” konusuna eğilmiştir. Babasının Tıp tarihi ile ilgili koleksiyonunu, kardeşi Erol Onat ile birlikte Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Müzesi’ne bağışlamışlardır. Bayazıt’ın dedesi Dr. Ahmet Rasim Onat ise Türk Tabipleri Birliği ve 1956-1957 Dünya Tabipler Birliği Başkanıdır.

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın