tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Seydibeşir Esir Kampı

I. Dünya Savaşı’nda, Mısır’daki Seydibeşir Kuveysna Kampı‘nda İngilizlere esir düşen Türk askerlerinin yaşam koşulları ile yayın ve spor faaliyetlerine göz attık.

Geçtiğimiz günlerde elimize geçen bazı fotoğrafların, I. Dünya Savaşı’nda İngilizler tarafından Mısır’daki Seydibeşir Esir Kampı’na kapatılan Türk savaş esirlerine ait olduğunu farkedince, konuyla ilgili bazı detaylı incelemeler yapma ihtiyacı ortaya çıktı.

Kaynaklar başlığında göreceğiniz iki akademik çalışmadan yola çıkarak oluşturduğumuz derlemeyi sizlere sunuyoruz.

Tarihsel arka plan

I. Dünya Savaşı öncesi Trablusgarb (1911) ve Balkan Savaşları (1912-13) ağır atmosferinden çıkan Osmanlı Devleti’nin ekonomisi çökmüş durumdaydı. Balkan Savaşı’nın ülkeye verdiği siyasi, sosyal ve ekonomik yıkımı atlatamayan Osmanlı, bir oldubitti ile kendisini yeni bir büyük savaşın içerisinde bulmuştu. I. Dünya Savaşı (1914-1918) boyunca pek çok cephede verilen şehit, yaralı ve kayıplar dışında 200.000’den fazla Türk esirinin varlığı bilinmektedir.

Osmanlı’nın savaşta en çok esir verdiği ülke ise İngiltere idi. I. Dünya Savaşı sürecinde vatanlarını savunmak için cepheden cepheye koşan bu askerlerin pek çoğu anne ve babalarını, çocuklarını, eşlerini ve nişanlılarını geride bırakmıştı. Bir kısmı ise mallarını, dükkanlarını satmak veya başkasına devretmek zorunda kaldılar. Bu askerler hayatlarının önemli bir bölümünü İngiliz esareti altında geçirdiler. Uzun süre kalacakları kamplara sevklerinde, kamp hayatlarında, kamplardan memleketlerine dönüşlerinde ve savaş sonrası yaşamlarında büyük acılar çekmişlerdi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen esirler kamplarda yeni bir hayat kurmayı başarmış; sosyal, kültürel ve dini alanda pek çok faaliyet gerçekleştirmişlerdir.

Seydibeşir Esir Kampı

Seydibeşir esir kampının kuruluşu, İngiltere Hükûmetinin Mısır’daki Konsolosluğu ile gerçekleştirdiği yazışmalara bakılırsa Temmuz 1916 idi. Kızılhaç heyetince 6 Ocak 1917’de gerçekleşen ziyaret sonrası kamp hakkında bir rapor hazırlanmıştı. Raporda verilen bilgilere göre kamp, İskenderiye şehrinin 15 km doğusunda, deniz kıyısında, sağlık şartlarına uygun bir yerde, küçük bir vadi ile kum tepelerinin kesiştiği bir noktada kurulmuştu. Esirlerin barınmaları için hemen hemen her şey düşünülmüştü. Mutfak bahçesi kapalı bir yer olarak tasarlanmıştı. Esirlerin palmiyelerle çevrili futbol, tenis vs. gibi oyunlar için hazırlanmış alanları vardı. Kamp komutanı Yarbay Coates’di.

Arşiv belgelerinden, bağımsız devlet ve kurumlarca hazırlanan raporlardan veya esir hatıratlarından çıkan bilgilere göre Seydibeşir kampı Mısır’da bulunan kampların içinde Türk esirlerinin sayısı bakımından en büyüğü ve en önemlisiydi. Kızılhaç raporlarına göre Seydibeşir esir kampında Ocak 1917 itibariyle 3.906 Türk rütbelisi ve askeri, 3 Sıhhiye kâtibi, 2 Ermeni sıhhiye subayı bulunmaktaydı. 1917 yılı başında Seydibeşir kampında 430 subay mevcuttu. Bunların 60’ı Şubat 1915’den beri kampta bulunuyordu. 410 kişi, bu subayların emir eri olarak seçilmişti.

Seydibeşir Kampı’nın krokisi. Kaynak: Genelkurmay ATASE Arşivi, İHK., 82/1.

Kamptaki yayın ve spor faaliyetleri

Türk askerlerinin 1919-1920 yıllarında çıkarmış oldukları Türk Varlığı isimli esir mecmuası; esirlerin moral-motivasyonunun arttırılması, yurttan ve diğer kamplarda esir bulunan soydaşlarından haber alınmasının sağlanması, milli bilincin korunup arttırılması gibi fonksiyonlara sahipti. On beş günde bir yayımlanan Türk Varlığı vazifesini Gençliğe Hidemat olarak belirlerken, gayesinin Türklüğü Yaşatmak olduğunu vurguluyordu.

Türk Varlığı’nın mevcut sayıları içinde dikkatleri çeken bir diğer haber başlığı ise spor haberleri idi. Kamplarda yapılan spor müsabakalarından ve dünyanın başka yerlerindeki spor olaylarından haberler veren mecmuada boks, futbol ve kayık yarışları hakkında bilgiler bulunmaktaydı. Verilen haberlerden edinilen bilgilere göre kampın çeşitli kısımlarında esirlerin kendi aralarında takımlar kurdukları ve maçlar organize ettikleri, Hilal ve Terakki adında iki farklı kulübün var olduğu bilinmektedir.

Kampta ilgi duyulan bir diğer spor dalının ise verilen iki farklı habere dayanarak boks olduğunu söylemek mümkündür. Dünyanın en önemli boks organizasyonlarına yer verilen haberler büyük ihtimalle kampa gelen yabancı gazetelerden çevrilerek okuyucuya aktarılıyordu. Hilal ve Terakki futbol kulüplerinin düzenlemiş oldukları bir müsamerede İzzet ve İsmail Hakkı Beylerin bir boks maçı yaptıkları da verilen haberler arasındaydı.

Kaynaklar

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın