tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Suna Kıraç’a Veda

​​​Ülkemizin eğitim, kültür ve sanat alanlarındaki gelişimine verdiği kalıcı desteklerle bilinen kıymetli iş insanı Suna Kıraç, 79 yaşında hayatını kaybetti.

Koç Holding’in kuruluş yıllarından itibaren iş hayatında aktif olarak rol alan, aynı zamanda kültür, sanat, bilim ve eğitim alanına yaptığı katkılar ve hayırsever kimliği ile bilinen Suna Kıraç, 15 Eylül 2020 tarihinde aramızdan ayrıldı. Kıraç, 2000 yılından beri ALS (Amyotrofik lateral skleroz) hastalığı ile mücadele ediyordu.

1941 senesinde, Vehbi Koç ve Sadberk Koç’un kızı olarak Ankara’da dünyaya gelen Suna Kıraç‘ın vefat haberi, Koç Holding kurumsal web sitesinde şu ifadeler ile duyuruldu:

Acı kaybımız

Cumhuriyetimizin değerleriyle yetişmiş, gerek iş gerekse toplumsal hayatta başardıklarıyla Ülkemizin sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarında gelişmesine önemli katkılar sunan, Topluluğumuzun kuruluş yıllarından 2010’a kadar çeşitli liderlik görevleri üstlenen, Koç Üniversitesi, Koç Okulu ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın kuruluşuna öncülük eden Sayın Suna Kıraç’ı kaybetmenin büyük üzüntüsü içindeyiz.

​Sayın Suna Kıraç’ı emanet ettiği değerlere bağlı kalarak, ilham veren, vizyoner ve öncü kişiliği ile her zaman hatırlayacağız ve unutmayacağız.

Acımız çok derin.
Başımız sağ olsun.

Suna Kıraç aynı zamanda -bizim de bu blogda arşiv belgeleri ve haberlerine sıklıkla yer verdiğimiz- Pera Müzesi‘nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı idi. Pera Müzesi ise Suna Kıraç’ın vefatının ardından şu paylaşımı yaptı:

Suna Kıraç, yaşamı boyunca, yalnızca Türkiye’nin öncü ve yaratıcı iş insanlarından biri olmakla kalmadı, aynı zamanda Cumhuriyetin ideallerine sıkı sıkıya bağlı çağdaş bir hayırsever, kültür, sanat, bilim ve eğitimin önemine yürekten inanan aktif bir sivil toplum gönüllüsü oldu.

Tüm yaşamını ülkemize kazandırdığı kalıcı kurumlara ve projelere adayan Suna Kıraç, toplumsal hayata katkıda bulunurken sayısız insanın hayatına dokundu, yaşamlarını değiştirdi. Bazen öncü oldu, bazen destek… Paylaştı, yol gösterdi, ufuk açtı, ilham verdi.

Bir anne, bir iş kadını ve bir eğitim gönüllüsü olmakla beraber, yaşama sevinciyle, direnci ve azmiyle pek çok insana umut oldu.

“Ömründen uzun ideallerini” korumak ve yaşatmak için söz veriyor, Sayın Suna Kıraç’ı sevgi ve saygıyla uğurluyoruz.

Suna Kıraç; 1998 yılında hayatı, evliliği, kızı İpek’i nasıl evlat edindiğini, meslek yıllarını, hastalığını ve hayallerini yazdığı “Ömrümden Uzun İdeallerim Var” isimli bir otobiyografi yayınlamıştı.

“Sizi huzur ve dinginlikle izliyorum. İdeallerimi paylaşanlar sizler… Size sesleniyorum…
Ülkemiz, evlâtlarımız ve yarınlarımız için elini taşın altına koyan, zamanını, parasını ve yaşamını bu uğurda geçiren sizler… Yol arkadaşlarım… Mutlulukla başarınızı izliyorum. Attığınız her adımda, çizdiğiniz her hedefte ben de varım. Ördüğünüz her tuğlanın harcında, yarattığınız her eserde, yaptığınız her araştırmada ben de varım. Çocukların mutluluğu için… Unutmayın, hep yanınızda olacağım…”

Suna Kıraç
Mehmet Ali Birand tarafından hazırlanan “Suna’nın Gözleri” Belgeseli, Suna Kıraç’ın en yakın çevresinin gözünden yaşamına dair samimi bir bakış açısı sunuyor.

Tarihçi İlber Ortaylı’nın Hürriyet’te kaleme aldığı yazı için tıklayın.

İlginizi çekebilir

Paylaş
Bir cevap yazın