tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Tünel: Pera’yı Galata’ya Bağlayan Asansör

1875 yılından beri Pera (Tünel) ile Galata (Karaköy) arasında hizmet veren tarihi tramvay – metro‘nun kısa hikâyesi…

Bugün İstanbul metrosuna bağlı hatlarından biri olarak çalışan Tünel‘in hikâyesi Fransız mühendis Eugene-Henri Gavand‘ın 1867 yılında İstanbul’u ziyaret etmesiyle başlıyor.

Şehre hayran kalan Gavand’ın gezisi sırasında, Tünel ve Galata arasındaki ulaşım sıkıntısı dikkatini çeker. Bu iki nokta arasındaki tek bağlantı ve ulaşım yolu olan Yüksek Kaldırım Caddesi üzerinde o dönemde dükkanlarda kitapçılar, halıcılar, kuyumcular, ciltçiler yer alıyor.* Dolayısıyla Yüksek Kaldırım, her an canlı ve sert yokuş nedeniyle inip çıkması oldukça zor bir caddedir.

Sistemi bir asansör olarak kurgulayan Gavand, bu hat üstünde kısa bir tren yolculuğu olacak şekilde projelendirir. Projesini ilk olarak Fransa hükümetine iletir ve reddedilir. Hemen ardından proje Birleşik Krallık hükümetinden gerekli sermayeyi bulur. Bâb-ı Âli’nin onayı gereken proje reddedilince Gavand, 1869 yılının Ocak ayında Fransa’ya geri döner, bir ay sonra ise çizimlerini detaylandırarak geri gelir ve Sultan Abdülaziz ile görüşme fırsatı bulur.

Tünel’in mimari planı, Eugène-Henri Gavand. Kaynak

Aldığı kabul sonrası Haziran ayında Tünel Fermanı yayımlanır. Tünelin inşası için gereken limited şirketin kurulması ve inşanın başlaması 1871 yılını bulur, 1874 yılının Aralık ayına dek devam eder. 15 Ocak 1875’te ise buharlı tren halkın hizmetine açılır.

İlk açıldığında herkesin ayakta seyahat ettiği tren, kandille aydınlatılmaktadır. Ayrıca kullanıma açıldığında, halkın yeraltından yolculuk etmeye çekinmesi sebebiyle bir vagon eklenir. Bu vagonda hayvanlar ve yolcuların araçları taşınır. 1968 yılına dek kullanılan buharlı tren, 1971 yılında yerini elektrikli trene bırakır.

Eugene-Henri Gavand’ın işte bu dünyanın en eski üçüncü tünelini (ilk tünel 1863-Londra, ikincisi 1868-New York) hayata geçirmesinin ardından planlamaya başladığı Kumkapı-Ortaköy güzargahındaki metro projesi ise finansal olarak büyük bir yük olacağından kabul edilmez.

İstanbul’un ulaşım tarihinde yeni bir sayfa açan Tünel, değişen zamanla birlikte “asrileşerek”, 1875’ten günümüze yolcu taşımayı sürdürüyor.

* Jak Deleon’un Bir Tutam İstanbul kitabında Tünel’in hikâyesini daha ayrıntılı okuyabilirsiniz. 

İlginizi çekebilir

İlgili ürünler

Paylaş
Bir cevap yazın